ücretsiz ödev ara

AnaSayfa

tarihi bilgiler
fen ve teknoloji
okul hakkında
YAZLA İLKÖĞRETİM OKULU
Sosyal Bilgiler-Salim YAMAN
tbmm
şiirler
belirli gün ve haftalar
çeşitli haberler
Türkçe
kaybettiren hisseler
hz ömer
gereksiz bilgiler
EĞİTİM
SAĞLIK
ülkeler
bilmece
29 ekim cumhuriyet bayramı
ATATÜRK
öğretmenler günü
coğrafya
matematik
eğitim siteleri
piyesler
HZ MUHAMMED (PEYGAMBERİMİZ)
spor
bilgi yarışması

Açık Öğretim Lisesi
Açık İlköğretim Okulu
Millî Eğitim Bakanlığı
Eğitim Teknolojileri Gn. Md.
T.C. Kimlik No Kontrol
Mesleki Teknik Açıköğretim
MEB E-Bilgi Edinme
Cumhurbaşkanlığı
Başbakanlık
Resmi Gazete
İLSİS
Emekli Sandığı
Vergi Kimlik No
YURTKUR
İLKSAN
Öğretmen Portalı
Elektronik Başvuru
Başvuru Takip
Dernekler D.Bşk.
E-Burs Modülü
E-Yurt Modülü
2009 MEB iş takvimi
Mesleki Açık Öğretim Lisesi
Veli Bilgilendirme Sistemi
İnternetten Dersler
Siberforum
Sanaloyun
İnegöl
Mobilya
Resim Ekle
Tatil rehberi
Kitap Evi
Açık Öğretim
24/04/2007 1:38 pm
trafik haftası örnek konuşma metni
Karayolu Güvenliği ve Trafik Haftası örnek konuşma metni
Sevgili Arkadaşlar!
Trafik denilince aklımıza taşıtlar gelir. Oysa trafik, sadece taşıtlardan ibaret değildir. İnsanlar ve hayvanlar da trafiği oluşturan olgular içindedir. Taşıtların, insanların ve hayvanların, yollar üzerindeki her türlü hareketlerine trafik diyoruz.
Hızla artan taşıt sayısıyla birlikte, trafik sorunu da artmıştır. Ülkemizde her yıl binlerce insan trafik kazalarıyla hayatını kaybetmektedir. Trafik canavarıyla mücadele etmenin tek yolu, trafik kurallarına uymaktır. Bilgisiz ve cahil insanlar, trafik kurallarına uymayarak ölen insan sayısının artmasına sebep olmaktadır.
Trafik Haftası, trafik kurallarının anlatılmasında önemli bir zaman dilimidir. Trafik kurallarını öğrenerek ve çevremizdeki insanlara öğreterek, bu haftanın amacına ulaşmasına yardımcı olabiliriz.
İsterseniz, uymamız gereken trafik kurallarından bazılarını hatırlayalım:
Cadde ve sokaklarda yaya kaldırımlarından yürümeli, karşı kaldırıma yaya geçitlerinden geçmeliyiz. Karşıdan karşıya geçerken, önce sola, sonra sağa ve tekrar sola bakarak geçmeliyiz. Trafik polisinin olmadığı yerlerde, trafik ışık ve işaretlerine dikkat etmeliyiz. Üst geçit olan yerlerde mutlaka üst geçidi kullanmalıyız. Taşıtlara asılmamalı ve taşıtlar durmadan inip binmemeliyiz. Taşıtların sağından inip binmeliyiz. Taşıt pencerelerinden kollarımızı ve başımızı çıkarmamalıyız. Duran bir taşıtın hemen önünden ve arkasından geçmemeliyiz.
Hepinize kazasız günler diliyorum...

24/04/2007 1:39 pm
trafik
Yayalar İçin Trafik Kuralları
1. Cadde ve sokaklarda her zaman yaya kaldırımında yürümeliyiz. Karşı kaldırıma ancak yaya geçitlerinden geçmeliyiz.
2. Kaldırımdan inerken, karşıdan karşıya geçerken önce sola, sonra sağa yine sola bakıp öyle geçmeliyiz.
3. Yaya kaldırımı olmayan yerlerde yolun solundan yürümeliyiz.
4. Trafik polislerinin işaretlerine uymalıyız.
5. Trafik polisinin olmadığı yerlerde trafik işaretlerine dikkat etmeli­yiz.
6. Trafik lambası kırmızı yanarken kesin olarak karşıya geçmemeli­yiz.
7. Karşıdan karşıya geçerken zikzaklar çizmemeliyiz.
8. Duran bir taşıtın hemen önünden ve arkasından geçmemeliyiz.
9. Taşıt araçlarından inerken taşıtın tam olarak durmasını beklemeli­yiz.
10. Taşıt araçlarına binerken sıramızı beklemeliyiz.
11. Taşıt aracından iner inmez hemen karşıya geçmemeliyiz.
12. Taşıtlara hiçbir nedenle asılmamalıyız.
13. Yolda top oynamamalıyız.
14. Yolda gruplar oluşturup geçişe engel olmamalıyız.

24/04/2007 1:43 pm
istanbul

İstanbul Destanı

...var ki İSTANBUL /...yok ki İSTANBUL

Sana bilmem hangi yönden bakayım
Gece başka gündüz başka güzelsin
Kâinatta eşsiz tek ve özelsin
Çağlar değiştirdi sevdan İSTANBUL

Efendimiz malum ezelden tanır
Binlercesi şehrin can kıskanır
Sinende yaşayan cennettir sanır
Cihanda emsalin yok ki İSTANBUL

Kalbini son defa fethedenlere
Elveda deyip de gitmeyenlere
İmkân bulamayıp gelmeyenlere
Engin hoşgörünle kızma İSTANBUL

Kâbe-i ziyaretgâhların vardır
Şühedadan namazgâhların yardır
Âlem-i insanlar çok arzu-dardır
Sevenin koynunda sar ki İSTANBUL

Köklü medeniyetlerin evisin
Tarihler boyunca ananevisin
Mukaddesatını yâd el de bilsin
Sırr-ı nikabını aç ki İSTANBUL

Her dinin mensubu ibadet eder
Havra Kilise ve Cami’ye gider
O insanlar gönül diliyle ne der
Sessiz niyetleri duy ki İSTANBUL

Tüm insanlar âlâ şeyler yazmışlar
Anlatacak bir söz bırakmamışlar
Nesillere misal hep taşımışlar
Ölçülmez değerin var ki İSTANBUL

Arz ile deniz ve mehtap bakıyor
Gerçek yıldızlardan taçlar takıyor
Her gönülde sevdan ataş yakıyor
Türlü dillerdesin bil ki İSTANBUL

Elbet ben de bir gün gelir geçerim
İlahi yasaya ben de naçarım
Yardan ya da senden vaz mı geçerim?
Bir eser de benden al ki İSTANBUL

Çınlar Cami’lerden ezan(ı)salası
Yıkar nefisleri def-i belası
Zeki'midir sanki tek müptelası
Eyyüb Sultan başta say ki İSTANBUL

İSTANBUL
Zeki İ.KIZILIŞIK

25/04/2007 8:54 am
belirli gün ve haftalar

Belirli Gün ve Haftalar Çizelgesi

Millî Eğitim Bakanlığı Eylül 2005 Tarih ve 2576 Sayılı Tebliğler Dergisinde Yayınlanan Millî Eğitim Bakanlığı İlköğretim ve Ortaöğretim Kurumları Sosyal Etkinlikler Yönetmeliği Çerçevesinde İlköğretim ve Ortaöğretim Kurumlarında Kutlanacak Belirli Gün ve Haftalar Çizelgesi

Günler ve Haftalar
İlköğretim Haftası (Eylül ayının 3. haftası)
Gaziler Günü (19 Eylül)
Hayvanları Koruma Günü (4 Ekim)
Ahilik Kültürü Haftası (8-12 Ekim)
Birleşmiş Milletler Günü (24 Ekim)
Kızılay Haftası (29 Ekim-4 Kasım)
Lösemili Çocuklar Haftası (2-8 Kasım)
Atatürk Haftası (10-16 Kasım)
Afet Eğitimi Hazırlık Günü (12 Kasım)
Dünya Felsefe Günü (20 Kasım)
Öğretmenler Günü (24 Kasım)
Dünya AIDS Günü (1 Aralık)
İnsan Hakları ve Demokrasi Haftası (10 Aralık gününü içine alan hafta)
Tutum, Yatırım ve Türk Malları Haftası (12-18 Aralık)
Enerji Tasarrufu Haftası (Ocak ayının 2. haftası)
Sivil Savunma Günü (28 Şubat)
Yeşilay Haftası (Mart ayının ilk haftası)
Girişimcilik Haftası (Mart ayının ilk haftası)
Bilim ve Teknoloji Haftası (8-14)
İstiklâl Marşı'nın Kabulü ve Mehmet Akif Ersoy'u Anma Günü (12 Mart)
Tüketiciyi Koruma Haftası (15-21 Mart)
Şehitler Günü (18 Mart)
Türk Dünyası ve Toplulukları Haftası (21 Mart Nevruz gününü içine alan hafta)
Orman Haftası (21-26 Mart)
Dünya Tiyatrolar Günü (27 Mart)
Kütüphaneler Haftası (Mart ayının son pazartesi günü)
Turizm Haftası (15-22 Nisan)
Dünya Kitap Günü (23 Nisan gününü içine alan hafta)
Bilişim Haftası (Mayıs ayının ilk haftası)
Trafik ve İlk Yardım Haftası (Mayıs ayının ilk haftası)
Vakıflar Haftası (Mayıs ayının 2. haftası)
Engelliler Haftası (10-16 Mayıs)
Müzeler Haftası (18-24 Mayıs)
Etik Günü (25 Mayıs günü)
Çevre Koruma Haftası (Haziran ayının 2. haftası)
Mahallî Kurtuluş Günleri ve Atatürk Günleri ile Tarihî Günler (Gerçekleştiği tarihlerde)


Kaynak : Millî Eğitim Bakanlığı Tebliğler Dergisi Eylül 2005-2576


25/04/2007 8:55 am
kitap
Bizim İçin Kitaplar
Dünya kitap gününe girerken kitaplarla ilgili çok şey söylenecektir. Ama ben kitaplara biraz daha insani yaklaşımla bakmaya çalışacağım. Özellikle okul yıllarımızda kitaplar henüz tamamını çözemediğimiz kapalı kutulara benzerler. Bazılarımız içinse, içine girmeye korktuğumuz karanlık mağaralara. Bazılarımız için de hala kilidini bulamadığımız ama bulmak için çırpındığımız sihirli hazinelere. İlk başlarda yaşadığımız bu meçhul dünya duygusu bizi sarabilir. Hatta korkutabilir. Hatta kitaplara düşman da edebilir. Ama muamma çok sonradan çözülür…

Amerika’yı keşfe çıkan Christophe Colombe veya Americo Vespucci’nin yaşadığı serüven ve yeni yerler keşfetme tutkusuyla kitaplara sarılanlarımız da olmaz değil. Aslında bu çok yanlış da değildir. Gerçekten her kitap keşfedilmeyi bekleyen Amerika kıtası kadar büyük bir dünyadır. İçerisinde bizim yaşadığımız uygarlıktan kopuk yerliler de olabilir, başka uygarlıklar da. Bu yüzden kapaklarına bakarak kitapların içini göremeyiz ve anlayamayız! Bu yüzden bize hep uzak görünürler!

 

Bazen kitaplar yaşadığımız dünyanın uzaklarından gelen mektuplar gibidirler. Bizim için yazılmışlardır. Biz postacıların ellerine ve yüzlerine bakarız. Halbuki getirdikleri mektupları okumak gerekir. Çünkü bu mektuplar bizim için yazılmışlardır. Çünkü farklı dilleri, farklı üslupları bizim anlamamamız için değil, ilgimizi çekmek içindir. Belki bazen anlaşılmazlıkları, biz kendimizden ve kendi özümüzden uzaklaştığımız için de olabilir.

 

Öğretmenlerimiz ve büyüklerimiz sevdirmeye çalışmazlarsa, büsbütün kopabiliriz kitaplardan. Yaşamımız boyunca kapaklarını açma korkumuz oluşabilir. Aman ne kötü korkudur bu! Bizi yaşam boyu bilginin ve duygunun erdeminden uzak tutar…

 

Bazı kitaplar baharda açan nazik çiçekler gibidirler. Çok güzel kokarlar. Çok hoş renkleri vardır. Yeşil yamaçları ve köyleri renge ve kokuya boyar, ardından da tazecikken ölüverirler. Bazı kitaplar kaktüsler gibidirler. Okurken ve anlamaya çalışırken aklımızın nazik zarını dikenleri çizebilir. Ama dev dikenlerin altındaki özlerini içtiğimizde bize gerçek bir bilgelik kazandırırlar. Hem de sonsuza kadar. Bazı kitaplar dev çınar ağaçları gibidirler. Anlamak ve doymak için derinlerdeki yüzyıllık köklerinden, göğe açılmış devasa dallarına kadar koskoca dünyasını kavramak gerekir. Bir dalına tutunarak anlamamız mümkün değildir. Bazı kitaplar buğday gibidirler, okudukça doyarız; bazıları gül gibidir, okumadığımızda kalbimizin bahar kokusu eksik kalır.

 

Bazı kitapları, ancak içinde yaşadığımız dünyayı, evreni dikkatle okuyabilirsek anlayabiliriz. Ve kitapları okursak dünyamız ve evrenimiz anlaşılabilir kılınır aklımıza. Evet her kitap bir dünyadır. Tıpkı her insan bir evren olduğu gibi. Kitapların sarı sayfalarını dönüştürebilen bir hayal ve sezgi makinesi olsa, her satırdan ve sayfadan nice yaşantılar ve nice acılar ve nice hayallerle dolu bir insan çıkardı karşımıza. Kitaplara bazen de insanmış gibi bakmayı çok geç öğrendim ne yazık ki!

 

Kitaplar ki yaşamımızın unutulmaz ve unutmaz dostlarıdırlar. Biz bir kere dost olduk mu, bütün sırlarını açarlar bize. Okyanus kadar derin ve kıtalar kadar uzak ve büyük olsalar da kendilerini açıverirler. Açarlar da bizim hayallerimize ve düşlerimize sığıverirler. Cömerttirler, içlerindeki hazineleri döküverirler aklımızın kucağına. Öyle hazineler ki, biz harcadıkça, paylaştıkça çoğalır ve yeterler bütün herkese. Karanlık dehlizlerimizde meşale olurlar, yolumuzu kaybettiğimizde deniz fenerleri. Baharlara hasret kaldığımızda bir demet karanfil kokusu, gül rengi ve lale sevgisi… Yumuşacık atmosferlerinde annemizden bir sıcaklık vardır, sevdiklerimizden bir bulut: yağdıkça yağar bu sevgi ve şefkat yağmuru! Darılmazlar, gücenmezler, alınmazlar, kızmazlar. Öylesine yüce gönüllü dostlardır kitaplar. İstediğimiz kadar okuruz, istediğimiz kadar anlarız, hayal ettiğimiz kadar bizim hazinelerimizdir. Hep bizim isteğimize ve hayallerimize saygılıdırlar. Zor görünseler de kitapları okumanın ve anlamanın anahtarı hep bizim kalbimizde ve isteğimizdedir. Biz istersek, dost olurlar. İstemezsek yabancı…

 

Ne olur arkadaşlar, biz isteyelim ve kitaplar dostumuz olsunlar. Bize ait bir dünya olsunlar. Bizim aklımızda ve kalbimizde hazine olsunlar. Baharımız olsunlar. Deniz fenerlerimiz olsunlar. Biz kitaplaşalım, kitaplar biz olsunlar!...

 

 


04/11/2007 2:53 pm
atatürk haftası 10 kasım konuşma metni
Sayın müdürüm, değerli arkadaşlar ve sevgili öğrenciler…
Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurucusu Büyük Atatürk’ün, aramızdan ayrılışının 69. yılındayız.
10 Kasımlar, artık O’nun aramızdan ayrılışının anma ve matem günü olmaktan çıkarak, bize bıraktığı eserlerin zenginleştirilmesine ve yeni nesillere daha iyi anlatılmasına vesile olmaktadır. 10 Kasımların Atatürk’ün 57 yıllık hayatını, mücadelesini, milletimize kazandırdıkları ve kazandırmak istediklerini doğru anlama bakımından önemi büyüktür.
-Muzaffer Başkomutan olarak İzmir'e girdiği gün, önüne serilen düşman bayrağını, "Bayrak bir milletin bağımsızlık alâmetidir; düşmanın da olsa saygı göstermek gerekir!" diyerek, onu yerden kaldırtan,
-Çanakkale'de kendisine karşı savaşırken bir kolunu kaybeden ünlü Fransız Generaline (Gouraud'ya), yıllar sonra Ankara'da karşılaştıkları zaman -Generalin boş kolunu işaret ederek- : "Türk topraklarında yatan şerefli kolunuz, memleketlerimiz arasında son derece kıymetli bir bağdır!"diyen,
- Çanakkale şehitleri törenine konuşma yapmak üzere giden bir Bakanına, harpte ölen diğer millet askerleri için de: "Bu memleketin toprakları üzerinde kanlarını döken kahramanlar! Burada bir dost vatanın toprağındasınız. Huzur içinde uyuyunuz!" diye not yazdıran, Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk sadece askeri yönüyle değil insani özellikleriyle de hem biz büyüklere hem de siz çocuklarımıza iyi bir örnektir.
Atatürk’ün, Türk milletini büyük bir atılıma hazırladığı ve yönlendirdiği yüzyılda, Avrupa ve Asya’nın pek çok ülkesinde, totaliter rejimler veya diktatörlükler bulunuyordu. Böyle bir dünyada, O, yabancı bir gazetecinin sorusuna “Ben kalpleri kırarak değil, kazanarak hükmetmek isterim.” diye cevap vermiştir.
Aynı çağda yaşayan, gerek kendi milletleri, gerekse dünya için endişe ve korku kaynağı olan bazı liderler, bugün ya unutulmuş ya da kötü miraslarıyla anılır olmuştur. Atatürk ise, sevgi ve saygı uyandırarak, Türk milletini, çağ ile tanıştırmaya gayret edip varlığını teminat altına almaya yöneltmiştir.
“Muasır medeniyet seviyesinin üzerine çıkmak” hedefi ise çağın akışına yön verme düşüncesinin bir göstergesidir.
Yalnız 10 Kasım’da değil, düşünce ufkumuzda, Atatürk’ün mücadele azmi, bizlere yüklediği sorumluluklar ve gösterdiği hedefler tekrar tekrar konuşulmalıdır.
      Her gün sınıfa girdiğinizde onun resmiyle karşılaşırsınız. Ve genç nesillere hitabıyla… Size şöyle seslenir: “ Ey Türk Gençliği! Birinci vazifen, Türk istiklalini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir”…
Ve nutkunu şöyle bitirir: “ Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!”…


Bu düşüncelerle Büyük Atatürk’ü ebediyete intikalinin 69. yıldönümünde bir kez daha rahmet ve minnetle anıyorum. 
             
                                                                                                Salim YAMAN   

08/05/2007 3:41 pm
19 mayıs günün önemi ve anlamı
19 MAYIS 1919 TARİHİNİN ANLAMI VE ÖNEMİ

19 Mayıs 1919 tarihi, Türkiye Cumhuriyeti’nin tarihindeki dönüm noktalarından biridir. Atatürk’ün Samsun’a ayak bastığı tarih olan 19 Mayıs aynı zamanda “Gençlik ve Spor Bayramı” olarak kutlanmaktadır. Atatürk Millî Mücadele sıralarında Türk milletini ileri götürecek olanların ve köhnemiş fikirlere karşı gelecek olanların genç fikirler olduğunu görmüştü. Bu nedenle de “gençlik” kavramı Atatürk için ayrı bir önem taşımaktadır. Atatürk gençlerden sık sık bahsederken, yaş sınırı dışında fikri olarak gençliği yani, fikirde yeniliği ifade etmiştir. O’nun şu sözü çok anlamlıdır:“Genç fikirli demek, doğruyu gören ve anlayan gerçek fikirli demektir.” (1)

Atatürk’ün gençliğe armağan ettiği ve “Gençlik ve Spor Bayramı” olarak kutlanan 19 Mayıs tarihinin önemini daha iyi anlayabilmek için Atatürk’ün 16-19 Mayıs 1919 tarihleri arasında gerçekleştirdiği İstanbul-Samsun yolculuğunu bir kez daha hatırlamamız gerekir.

Türkiye Cumhuriyeti’nin tarihindeki önemli olaylardan biri Atatürk’ün Samsun’a ayak basışıdır. TürkMilleti Birinci Dünya Savaşı sonrasında kötüleşen koşullar içinde kurtuluş çareleri ararken büyük bir lider Mustafa Kemal Atatürk ortaya çıktı ve Samsun’a ayak basarak “Kurtuluş” yolunu açtı. Dolayısıyla Atatürk’ün 16-19 Mayıs 1919 İstanbul’dan başlayan yolculuğu bir kurtuluş dönemini simgeler. Samsun’a ayak basışının taşıdığı önem Atatürk’ün Büyük Nutku’nu 19 Mayıs 1919 Samsun’a çıkışı ile başlatmasından anlaşılmaktadır ki şimdi bu yolculuğu kısaca anlatmaya çalışalım.

Samsun işgal kuvvetleri için önemli noktalardan biriydi. Stratejik bakımdan büyük öneme sahipti ve Karadeniz’den Orta Anadolu’ya açılan en rahat ve güvenilir bir kapıydı. İngilizler 9 Mart 1919 tarihinde Samsun’a askerî birlik çıkarmışlardı. Buna tepki olarak Türk Makinalı Tüfek birliğinden Hamdi adındaki bir teğmenin askerlerini alarak dağa çıkması (2)dikkatleri bu bölgeye çekti ve İngiliz Yüksek Komiserliği’nin de Türk halkının silâhlandığı konusundaki şikayetleri üzerine bu bölgeye güvenilir bir kumandanın olağanüstü yetkilerle gönderilmesine karar verildi. Bu kumandan Mustafa Kemal Atatürk’tü ve Atatürk uzun zamandan beri ülkenin içinde bulunduğu bu umutsuz duruma üzülüyor ve birşeyler yapmak içinAnadolu’ya geçmek istiyordu. Bu O’nun için bulunmaz fırsattır. İstanbul-Samsun yolculuğu öncesinde Atatürk’le Padişah Vahdettin arasında geçen konuşmayı Atatürk şöyle anlatır:(3)

“-Paşa, Paşa!... Şimdiye kadar devlete çok hizmet ettin!Bunların hepsi artık bu kitaba girmiştir (bu bir tarih kitabıdır)! Bunları unutun, dedi, asıl şimdi yapacağın hizmet hepsinden daha önemli olabilir...Paşa, Paşa...Devleti kurtarabilirsin!...

Bu sözlerden hayrete düştüm. Acaba Vahdettin benimle içtenlikle mi konuşuyor?...O Vahdettin ki... bütün yaptıklarından pişman mı olmuştur?Aldatıldığını mı anlamıştı?Fakat, böyle bir yorum ile başka konulara girişmeyi ürkütücü saydım, kendine karşılık verdim:

-Kişiliğe güveninize ve bana bunca yüz verişinize teşekkür ederim...Elimden gelen hizmeti esirgemeyeceğime lütfen güveniniz...”

Atatürk bu konuşmada plânlarının sezilmiş olabileceği duygusuna kapılmıştı ama, O’nu bekleyen ve O’na güvenen bir“Türk Milleti” vardı.

Atatürk ile beraber 16 Mayıs 1919 Cuma günü başlayacak yolculuğa gemi kaptanı İsmail Hakkı Durusu dışında 18 kişi eşlik edecekti. Bu 18 kişinin adları şöyleydi:(4) III. Kolordu Komutanı Kurmay Albay Refet Bey (General Bele), Müfettişlik Kurmay Başkanı Kurmay Albay Manastırlı Kâzım Bey (General DIRIK), Müfettişlik Sağlık Bakanı Doktor Albay İbrahim Talî Bey (ÖNGÖREN), Kurmay Başkan Yardımcısı Kurbay Yarbay Mehmet Ârif Bey(AYICI), Karargâh Erkân-ı Harbiyesi İstihbarat ve Siyâsiyât Şubesi Müdürü Kurmay Binbaşı Hüsrev Bey(GEREDE), Müfettişlik Topçu Komutanı Topçu Binbaşı Refik Bey(SAYDAM), Müfettişlik Başyaveri Yüzbaşı Cevad Abbas(GÜRER), Kurmay Mülhakı Yüzbaşı Mümtaz (TÜNAY),Kurmay Mülhakı Yüzbaşı İsmail Hakkı (EDE), Müfettişlik Emir Subayı Yüzbaşı Ali Şevket (ÖNDERSEV), Karargâh Komutanı Yüzbaşı Mustafa Vasfi (SÜSOY), Kurmay Başkanı Emir Subayı ve Müfettişlik Kâlem Âmiri Üsteğmen Arif Hikmet (GERÇEKÇI), İaşe Subayı Üsteğmen Abdullah(KUNT), Müfettişlik İkinci Yaveri Teğmen Muzaffer (KILIÇ), Şifre Kâtibi, Birinci Sınıf Kâtip Fâik (AYBARS), Şifre Kâtibi Yardımcısı, Dördüncü Sınıf Kâtip Memduh (ATASEV).

Atatürk beraberindeki kişilerle beraber 16 Mayıs 1919 Cuma günü öğleden sonra “Bandırma” adındaki eski bir vapurla Galata rıhtımından ayrılır. 17Mayıs 1919 Cumartesi günü Bandırma Vapuru saat 21.40 sıralarında İnebolu’ya varır. 18Mayıs 1919 Pazartesi günü beklenen yolculuğun sonuna gelinir. Yolcular Kalyon Burnu denilen yerden sandallarla Merkez iskelesine çıkarılırlar. Bu sandallardan birinin sahibi olan İsmail Yurtsever, o zaman için Atatürk’ü tanımadığını söyler,Atatürk’ü sandalda ve Samsun’da iken geniş yakalı lejyon kaputu ve başında kalpakla gördüğünü anlatır. (5)

Atatürk, İstanbul’dan başlayan ve Samsun’da sona eren yolculuk esnasında görevli bir askerdi ve giyimi de buna uygundu ancak Samsun’a ayak bastığı günden birkaç gün sonra asker değil, sivil olarak hareket edecekti.

Atatürk’ün Samsun’a çıkışında gördüğü manzara pek parlak değildi. Şehirde İngiliz işgal kuvvetleri vardı. Pontusçular sokaklarda kol geziyordu. Halk kendisini koruyamayacak durumdaydı. Atatürk bugün müze haline getirilen Hıntıka Palas’ta kaldıkları süre içinde hep bu sorunları düşündü, yolculukta geçirdiği uykusuz geceler sona ermemişti; şimdi de burada uykusuz geceler başlıyordu. Ama, O’nda ve O’nun gibi düşünenlerde bu azim oldukça hiçbir engel aşılmaz değildi.

Kısaca vermeye çalıştığımız bu yolculuk Türk Milleti için bir dönüm noktası oldu ve kurtuluşun başlangıcıydı. Millî Mücadele’yi başlatmak üzere Samsun’da Anadolu topraklarına bastığı 19 Mayıs 1919 tarihinin önemi nedeniyle de 19 Mayıs’ı Türk gençliğine armağan etti. Yazımızın başında da belirttiğimiz gibi gençlik kavramı genel anlamda fikirlerdeki yeniliği anlatmaktadır.

Atatürk“Gençler!Benim gelecekteki emellerimi gerçekleştirmeyi üstlenen gençler!Bir gün bu memleketi sizin gibi beni anlamış bir gençliğe bırakacağımdan dolayı çok memnun ve mesudum”(6)derken Türk gençliğine olan güvenini de anlatmıştır.

Atatürk’ün şu sözleri hepimiz için bir rehber olmalıdır:“Beni görmek demek, mutlaka yüzümü görmek değildir. Benim fikirlerimi benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız, bu kâfidir”(7)demiştir. Atatürk’ü anlamak, yaşadıklarını ve fikirlerini bilmekle mümkündür. Dolayısıyla Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasında yaşanan zorlukları her zaman göz önünde tutarak, 19 Mayısları Atatürk’ün emanetine daima sahip çıkarak kutlamalıyız.


UZM. NEŞE ÇETİNOĞLU
Atatürk Kültür,Dil ve Tarih Yüksek Kurumu
Atatürk Araştırma Merkezi uzmanı

08/05/2007 3:47 pm
19 mayıs

19 MAYIS 1919 TARİHİNİN ANLAMI VE ÖNEMİ

UZM. NEŞE ÇETİNOĞLU (*)

19 Mayıs 1919 tarihi, Türkiye Cumhuriyeti’nin tarihindeki dönüm noktalarından biridir. Atatürk’ün Samsun’a ayak bastığı tarih olan 19 Mayıs aynı zamanda “Gençlik ve Spor Bayramı” olarak kutlanmaktadır. Atatürk Millî Mücadele sıralarında Türk milletini ileri götürecek olanların ve köhnemiş fikirlere karşı gelecek olanların genç fikirler olduğunu görmüştü. Bu nedenle de “gençlik” kavramı Atatürk için ayrı bir önem taşımaktadır. Atatürk gençlerden sık sık bahsederken, yaş sınırı dışında fikri olarak gençliği yani, fikirde yeniliği ifade etmiştir. O’nun şu sözü çok anlamlıdır:“Genç fikirli demek, doğruyu gören ve anlayan gerçek fikirli demektir.” (1)

Atatürk’ün gençliğe armağan ettiği ve “Gençlik ve Spor Bayramı” olarak kutlanan 19 Mayıs tarihinin önemini daha iyi anlayabilmek için Atatürk’ün 16-19 Mayıs 1919 tarihleri arasında gerçekleştirdiği İstanbul-Samsun yolculuğunu bir kez daha hatırlamamız gerekir.

Türkiye Cumhuriyeti’nin tarihindeki önemli olaylardan biri Atatürk’ün Samsun’a ayak basışıdır. TürkMilleti Birinci Dünya Savaşı sonrasında kötüleşen koşullar içinde kurtuluş çareleri ararken büyük bir lider Mustafa Kemal Atatürk ortaya çıktı ve Samsun’a ayak basarak “Kurtuluş” yolunu açtı. Dolayısıyla Atatürk’ün 16-19 Mayıs 1919 İstanbul’dan başlayan yolculuğu bir kurtuluş dönemini simgeler. Samsun’a ayak basışının taşıdığı önem Atatürk’ün Büyük Nutku’nu 19 Mayıs 1919 Samsun’a çıkışı ile başlatmasından anlaşılmaktadır ki şimdi bu yolculuğu kısaca anlatmaya çalışalım.

Samsun işgal kuvvetleri için önemli noktalardan biriydi. Stratejik bakımdan büyük öneme sahipti ve Karadeniz’den Orta Anadolu’ya açılan en rahat ve güvenilir bir kapıydı. İngilizler 9 Mart 1919 tarihinde Samsun’a askerî birlik çıkarmışlardı. Buna tepki olarak Türk Makinalı Tüfek birliğinden Hamdi adındaki bir teğmenin askerlerini alarak dağa çıkması (2)dikkatleri bu bölgeye çekti ve İngiliz Yüksek Komiserliği’nin de Türk halkının silâhlandığı konusundaki şikayetleri üzerine bu bölgeye güvenilir bir kumandanın olağanüstü yetkilerle gönderilmesine karar verildi. Bu kumandan Mustafa Kemal Atatürk’tü ve Atatürk uzun zamandan beri ülkenin içinde bulunduğu bu umutsuz duruma üzülüyor ve birşeyler yapmak içinAnadolu’ya geçmek istiyordu. Bu O’nun için bulunmaz fırsattır. İstanbul-Samsun yolculuğu öncesinde Atatürk’le Padişah Vahdettin arasında geçen konuşmayı Atatürk şöyle anlatır:(3)

“-Paşa, Paşa!... Şimdiye kadar devlete çok hizmet ettin!Bunların hepsi artık bu kitaba girmiştir (bu bir tarih kitabıdır)! Bunları unutun, dedi, asıl şimdi yapacağın hizmet hepsinden daha önemli olabilir...Paşa, Paşa...Devleti kurtarabilirsin!...

Bu sözlerden hayrete düştüm. Acaba Vahdettin benimle içtenlikle mi konuşuyor?...O Vahdettin ki... bütün yaptıklarından pişman mı olmuştur?Aldatıldığını mı anlamıştı?Fakat, böyle bir yorum ile başka konulara girişmeyi ürkütücü saydım, kendine karşılık verdim:

-Kişiliğe güveninize ve bana bunca yüz verişinize teşekkür ederim...Elimden gelen hizmeti esirgemeyeceğime lütfen güveniniz...”

Atatürk bu konuşmada plânlarının sezilmiş olabileceği duygusuna kapılmıştı ama, O’nu bekleyen ve O’na güvenen bir“Türk Milleti” vardı.

Atatürk ile beraber 16 Mayıs 1919 Cuma günü başlayacak yolculuğa gemi kaptanı İsmail Hakkı Durusu dışında 18 kişi eşlik edecekti. Bu 18 kişinin adları şöyleydi:(4) III. Kolordu Komutanı Kurmay Albay Refet Bey (General Bele), Müfettişlik Kurmay Başkanı Kurmay Albay Manastırlı Kâzım Bey (General DIRIK), Müfettişlik Sağlık Bakanı Doktor Albay İbrahim Talî Bey (ÖNGÖREN), Kurmay Başkan Yardımcısı Kurbay Yarbay Mehmet Ârif Bey(AYICI), Karargâh Erkân-ı Harbiyesi İstihbarat ve Siyâsiyât Şubesi Müdürü Kurmay Binbaşı Hüsrev Bey(GEREDE), Müfettişlik Topçu Komutanı Topçu Binbaşı Refik Bey(SAYDAM), Müfettişlik Başyaveri Yüzbaşı Cevad Abbas(GÜRER), Kurmay Mülhakı Yüzbaşı Mümtaz (TÜNAY),Kurmay Mülhakı Yüzbaşı İsmail Hakkı (EDE), Müfettişlik Emir Subayı Yüzbaşı Ali Şevket (ÖNDERSEV), Karargâh Komutanı Yüzbaşı Mustafa Vasfi (SÜSOY), Kurmay Başkanı Emir Subayı ve Müfettişlik Kâlem Âmiri Üsteğmen Arif Hikmet (GERÇEKÇI), İaşe Subayı Üsteğmen Abdullah(KUNT), Müfettişlik İkinci Yaveri Teğmen Muzaffer (KILIÇ), Şifre Kâtibi, Birinci Sınıf Kâtip Fâik (AYBARS), Şifre Kâtibi Yardımcısı, Dördüncü Sınıf Kâtip Memduh (ATASEV).

Atatürk beraberindeki kişilerle beraber 16 Mayıs 1919 Cuma günü öğleden sonra “Bandırma” adındaki eski bir vapurla Galata rıhtımından ayrılır. 17Mayıs 1919 Cumartesi günü Bandırma Vapuru saat 21.40 sıralarında İnebolu’ya varır. 18Mayıs 1919 Pazartesi günü beklenen yolculuğun sonuna gelinir. Yolcular Kalyon Burnu denilen yerden sandallarla Merkez iskelesine çıkarılırlar. Bu sandallardan birinin sahibi olan İsmail Yurtsever, o zaman için Atatürk’ü tanımadığını söyler,Atatürk’ü sandalda ve Samsun’da iken geniş yakalı lejyon kaputu ve başında kalpakla gördüğünü anlatır. (5)

Atatürk, İstanbul’dan başlayan ve Samsun’da sona eren yolculuk esnasında görevli bir askerdi ve giyimi de buna uygundu ancak Samsun’a ayak bastığı günden birkaç gün sonra asker değil, sivil olarak hareket edecekti.

Atatürk’ün Samsun’a çıkışında gördüğü manzara pek parlak değildi. Şehirde İngiliz işgal kuvvetleri vardı. Pontusçular sokaklarda kol geziyordu. Halk kendisini koruyamayacak durumdaydı. Atatürk bugün müze haline getirilen Hıntıka Palas’ta kaldıkları süre içinde hep bu sorunları düşündü, yolculukta geçirdiği uykusuz geceler sona ermemişti; şimdi de burada uykusuz geceler başlıyordu. Ama, O’nda ve O’nun gibi düşünenlerde bu azim oldukça hiçbir engel aşılmaz değildi.

Kısaca vermeye çalıştığımız bu yolculuk Türk Milleti için bir dönüm noktası oldu ve kurtuluşun başlangıcıydı. Millî Mücadele’yi başlatmak üzere Samsun’da Anadolu topraklarına bastığı 19 Mayıs 1919 tarihinin önemi nedeniyle de 19 Mayıs’ı Türk gençliğine armağan etti. Yazımızın başında da belirttiğimiz gibi gençlik kavramı genel anlamda fikirlerdeki yeniliği anlatmaktadır.

Atatürk“Gençler!Benim gelecekteki emellerimi gerçekleştirmeyi üstlenen gençler!Bir gün bu memleketi sizin gibi beni anlamış bir gençliğe bırakacağımdan dolayı çok memnun ve mesudum”(6)derken Türk gençliğine olan güvenini de anlatmıştır.

Atatürk’ün şu sözleri hepimiz için bir rehber olmalıdır:“Beni görmek demek, mutlaka yüzümü görmek değildir. Benim fikirlerimi benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız, bu kâfidir”(7)demiştir. Atatürk’ü anlamak, yaşadıklarını ve fikirlerini bilmekle mümkündür. Dolayısıyla Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasında yaşanan zorlukları her zaman göz önünde tutarak, 19 Mayısları Atatürk’ün emanetine daima sahip çıkarak kutlamalıyız.

19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı'mızdır

      19 Mayıs 1919 Ulusal Kurtuluş Savaşımızın başladığı gündür. I. Dünya Savaşı sonunda ülkemizin birçok yeri savaşı kazanan devletler tarafından işgal edilmişti. Yurdumuzu bu durumdan kurtarmak için Atatürk, 16 Mayıs 1919'da "Bandırma Vapuru" ile İstanbul’dan Samsun'a hareket etti. 19 Mayıs 1919'da Samsun'a vardı ve burada Kurtuluş Savaşını başlattı. Üç yıl süren savaşlar sonunda ülkemiz yabancı güçlerden kurtarıldı. 29 Ekim 1923'te Türkiye Cumhuriyeti ilan edildi. Atatürk'ün, Samsun'a varış tarihi olan 19 Mayıs günü Ata’nın isteği üzerine "Gençlik ve Spor Bayramı" olarak kutlanmaktadır.

      Atatürk Türk gençliğini seviyor, onlara güveniyor ve Türkiye’nin geleceğini onların ellerine bırakmaya çekinmiyordu. Gençliğe bıraktığı bu önemli görevi söylevinde şöyle dile getiriyordu Atatürk: "Ey Türk Gençliği! Birinci ödevin; Türk bağımsızlığını, Türk Cumhuriyetini sonsuzluğa değin korumak ve savunmaktır. Varlığının ve geleceğinin biricik temeli budur. Bu temel senin en değerli güven kaynağındır."

      Atatürk, "Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur!" sözü ile başarılı olabilmenin bir koşulunun da sağlıklı olmak olduğunu, sağlıklı olmak için de spor yapmak gerektiğini vurgulamıştır.

     Her yıl 19 Mayıs günü Gençlik ve Spor Bayramımız yurdun her yanında spor gösterileri ve törenlerle kutlanır.

     19 Mayıs; 1981 yılından bu yana  "Atatürk'ü Anma Günü" olarak da kutlanmaktadır. Bunun nedeni  Atatürk’ün bir söyleşi sırasında: "Ben 19 Mayıs'ta doğdum" demiş olmasıdır.

19 MAYIS 1919'DAN 2000'E

DOÇ. DR. AYLANUR ATAKLI

        GİRİŞ

      80 yıl önce 19 Mayıs 1919; Mustafa Kemal Paşa’nın Samsun’a ayak basması ile başlayan millî mücadeleyi başka bir ifade ile Erzurum, Sivas kongreleriyle kararlaştırılan ve 11 Ekim 1922 Mudanya Mütarekesi ile sonuçlanan Türk Kurtuluş Savaşı’nı hatırlatmaktadır. 1. Dünya Savaşı ile Kurtuluş Savaşı iç içe olup biri diğerinin devamı ve sonucudur. Kurtuluş Savaşı’nın amacı, tam bağımsız bir devlet kurmaktır.

      Tarihî literatür incelendiğinde görüleceği gibi (1, 2), sadece komutan değil, memleketin dertlerini dert edinen, bunlara çare arayan, cemiyetler toplayıp kararlar alan büyük önder Mustafa Kemal Paşa, arkadaşları olan Rauf Orbay, Ali Fuat Cebesoy, Ali Fethi Okyar, Kazım Karabekir ve sonradan katılan İsmet İnönü ile İstanbul’da sık sık toplanıp gelecekle ilgili kararlar almaya başlamışlardır. O sırada Samsun,Vezirköprü, Merzifon ve dolaylarında Rum Pontus Çetelerinin İslâm halkına saldırıları artmış, fakat itilaf devletleri durumu tam tersine algılayarak bölgedeki olayların sebebini Türklerin Hıristiyanlara saldırıları şeklinde göstermişlerdir. Samsun’un stratejik önemi büyüktür; hem doğal bir liman, hem de Karadeniz’in Anadolu’ya açılan kapısıdır. Toplumsal yapısı ise karışıktır. Bunun üzerine Hükümet, gereken tedbirleri alacak güvenilir birine ihtiyaç duymuştur. Damat Ferit Paşa kabinesi, o bölgeye değerli fakat kendi isteklerine göre davranacak bir komutan görevlendirilmesini istemektedir. O günkü bazı politikacılar da Mustafa Kemal Paşa’nın İstanbul’dan uzaklaştırılmasında kendi hesaplarına fayda görmüşlerdir. Padişaha bağlı sanılan Mustafa Kemal Paşa, yakın arkadaşlarının da yardımıyla ve akıllıca kurduğu iyi ilişkiler sonucu Padişah ve Hükümet tarafından 30Nisan 1919’da 9. Ordu müfettişliğine tayin edilmiştir. Anadolu’ya geçmek için bu görevi fırsat sayan Mustafa Kemal Paşa güvendiği 18 subay ile Bandırma vapuruyla 16 Mayıs 1919’da Samsun’a hareket eder. Anadolu’ya giderken kafasında iki düşünce vardır:Bağımsızlık ve özgürlük. Yani düşmanı yurttan atmak, kişisel egemenliğe (padişahlığa) son vermektir. Padişah Mustafa Kemal’in bağımsızlık düşüncesini bilir, hatta destekler. Ancak özgürlük, yani ulusal egemenlik düşüncesini bilmez. Zaten bunu öğrenir öğrenmez Mustafa Kemal’in görevine son verir. Samsun’a vardığı 19 Mayıs 1919 tarihinde,Mustafa Kemal Paşa için tarihî görev başlamış olur. 19 Mayıs 1919 Anadolu ve Türk ulusu için bir dönüm noktasıdır.

      Ulusal egemenliğe dayanan bir devlet kurmayı düşünen Mustafa Kemal Paşa, kuracağı devletin temel organlarını oluşturacak yeni meclisin toplanması çalışmalarını da başlatır. 20 Nisan 1920’de Ankara’da toplanan meclis TBMM adını alır ve Mustafa Kemal Paşa’yı başkanlığa seçer. TBMM’nin kurulması ile yeni bir hükümet ortaya çıkmış olur. Meclisin ilk amacı ülkenin kurtarılmasıdır. Meclisin çıkardığı bir yasa ile 16 Mart 1920’den itibaren Osmanlı İmparatorluğu ile yapılan tüm sözleşmeler yapılmamış kabul edilir ve yabancı devletler Ankara ile anlaşmak zorunda bırakılır.

     13 Ekim 1923’deAnkara’nın başkent olmasıyla yurt içinde ve dışında saltanat yönetimine dönülemeyeceği yolunda ciddi bir mesaj verilmiş olur. Daha sonra 29 Ekim 1923’de, 1921 tarihli Anayasada yapılan değişikliklerle Cumhuriyet ilân edilir. Buna göre hakimiyetin kayıtsız şartsız milletin olduğu, idare şeklinin halkın kendi kaderini kendisinin tayin edeceği temeline dayandığı görüşü benimsenir.
 
 

19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı

          Gençlik ve spor bayramının başlangıcı şöyle anlatılabilir(3):Mustafa Kemal Atatürk’ün millî mücadeleye başlamak üzere 19Mayıs 1919’da Samsun’a ayak bastığı günün yıldönümü; 20 Haziran 1938 tarih ve 3466 sayılı kanunla millî bayram olarak kabul edilmiştir. Her yıl 19 mayıs günü Türkiye’nin her yerinde beden eğitimi ve spor gösterileri yapılmaktadır. (Türkiye’de ilk beden eğitimi gösterisini 12 Mayıs 1916’da erkek öğretmen okulu öğrencileri yapmışlar, sonra erkek öğretmen okulu öğrencileri her yıl ve genellikle mayıs ayı içerisinde bu gösterileri tekrarlamayı bir gelenek hâline getirmişlerdir.“Jimnastik şenlikleri”, “mektepliler bayramı”, “idman bayramı”,“Jimnastik bayramı” adı altında devam eden bu gösteriler zamanla bütün okullara yayılmıştır. Millî Eğitim Bakanlığı 1927’den sonra bu gösterilerin düzenlenmesini üzerine alarak her yıl mayıs ayının üçüncü haftasında Türkiye’nin çeşitli yörelerinde bu gösteriler yapılmaya başlanmıştır). 1938’de 19 mayıs gününün“gençlik ve spor bayramı” olarak kanunlaşmasından sonra bu gösteriler de resmî bayram gününe alınmış, bu bayram için“dağ başını duman almış” marşı, gençlik marşı olarak kabul edilmiştir. Atletlerin,Atatürk’ün millî mücadeleye başladığı Samsun’dan aldıkları toprağı, koşarak Ankara’ya ulaştırmasıyla sonuçlanan 19 mayıs koşusu da o tarihten beri yapılmaktadır.

 

19 Mayıs

Seksen iki yıl evvel,
Türklüğün içi yandı.
Birleşti yedi düvel,
Ankara’ya dayandı.

Saldırdı kahpe Yunan,
Anadolu uyandı.
O, öyle bir zor zaman,
Öyle bir zor zamandı.

Ne top vardı, ne tüfek,
Cephanemiz al kandı.
Kadın, çocuk, er, erkek,
Atasına inandı.

Samsun’da doğan güneş,
Ta İzmir’e uzandı.
Bu harp kıyamete eş,
Meydanlar toz dumandı.

Minarelerde Ezan,
Dualar çağlayandı.
Yüreğimizde iman,
Allah Rahim Rahmandı.

Mehmetçik cephelerde,
Eşsiz bir kahramandı.
19 Mayıs bize,
Gençlere armağandı.

Halil İbrahim Güncan

 

Bir Alev ki Ay Yıldızlı Bayrağım/19 mayıs

Bir alev ki
Ay yıldızlı bayrağım
Dalgalandıkça semada
Aydınlatan meşaledir yurduma

Bir alev ki
Ay yıldızlı bayrağım
Dalgalandıkça semada
Sınırlarımızın bekçisi
İman dolu Mehmetçiğe
Güç olur,cesaret olur.
Bir avuç toprak uğruna
Ölen şehitlerimizin ruhu huzur bulur.
Sonsuz mekanlarında

Bir alev ki
Ay yıldızlı bayrağım
Gök kubbemizde var oldukça
Rahat uyur çocuklarımız yataklarında
Kırılası bir el uzanmadıkça
Karanlığa girmez Türkiye’m

Bir alev ki
Ay yıldızlı bayrağım
Uzun yıllar boyunca
Destan üstüne destan yazmış
Geçmişte kurtuluş savaşı
Bu gün! !
Gelecekteyse var gücüyle
Yazacağız yazılmamış destanları

Bir alev ki
Ay yıldızlı bayrağım
Dalgalansın diye tüm özgürlüğümüze
Kolumuz,bacağımız feda olsun
Hatta ölüm bile uğruna
En yüce mertebe şehitliktir bize.

Bir alev ki
Ay yıldızlı bayrağım
Dalgalandıkça semada
Anadan,evlattan ve tatlı yardan
Önde yer alır yüreğimizde
Genç,ihtiyar gölgesinde
Korkusuz yaşar Türkiye’mde

Bir alev ki
Ay yıldızlı bayrağım
Dalgalandıkça semada
Büyük Allah'ın yardımıyla
ATA ' mız dan bize
Bizden evlatlarımıza emanet.

Meral Yağcıoğlu

 

19 Mayıs Aydınlığı

Ses oldu vatan rüzgârında umut
Anadolu’ya oylum oylum çöreklendi
Acımasızlık, umarsızlık kara kara bulut
Mustafa Kemal aydınlığında bir bir tükendi.

Derinden inlemeyle uyandı toprak
Yurt üstüne uğultusunun yayıldığı
Kuvay-ı Milliye gücü bayrak bayrak
Sardı ülkeyi 19 Mayıs aydınlığı.

Özgürlük ve bağımsızlık üstüne
Atatürkçe yazılan destandır
Yürek yürek karanlık düne.

Köy okulundaki bayrak direğinde
Atatürkçülük dalga dalga yayılan
Parmak işareti kır kahvesinde.

Bölge bölge kalkan eğik baştır
Köye, kasabaya, kente ve yurda
Ovayı yaran tren düdüğünde haykırıştır.

Muhsin Durucan

 

19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı

19 Mayıs 1919 Müjdeli gün,
Türk çocuğu unutma,ne oldu dün.
Türk'ün uyanıp şahlandıgı o gün,
Özgürce yaşamanı sagladı bugün.

Türk'ün Bayragı karalar baglamış,
Gitmeden esaret dalgalanmam diyor.
İstanbul Fatihi Mehmet Han aglamış,
Mezarında Ruh'u yatmam diyor.

Fransızlar Adana benim diyor,
Doganbey Vatan için can veriyor.
Urfa,Maraş ve Antep'te İngilizler,
Namus ve şerefime göz dikiyor.

Yunan Ordusu çıkmış İzmir'ime,
Hançerini saplamak ister Yüregime.
Antalya ve Konya'da İtalyanlar,
El uzatmış Ay-Yıldızlı Bayragıma.

Samsun'da İngiliz cirit atıyor,
Ermeni-Rum Türk'ü satıyor.
Irak ve Filistin'i İngiliz almış,
Suriye -Lübnan Fransız'a kalmış.

İngiliz Bayragı Yürekleri daglıyor,
Evliyalar şehri İstanbul aglıyor.
Eyüp Sultan'da toplanmış Şehitler,
Başta Gençosman ferman dinliyor.

Ermeni-Rum Çeteleri silahlanmış,
Anne karnında bebeleri Süngülüyor.
İngiliz - Fransız destekli Sülükler,
Türk'ün Kan'ını içerek besleniyor.

Şahin bey Antep'ten seslenir,
Yakışmaz Türk'e Esaret Ar gelir.
Adana'dan Sinan Paşa cevap verir,
Esir yaşamaktansa ölüm hoş gelir.

19 Mayıs 1919 Kutlu sabahında,
Mustafa Kemal'im Bandırma Vapurunda.
Özgürlük Meşalesi tutuştu Samsun'da,
Yayıldı dalga dalga Anadolumda.

Mustafa Kemal'im Bayrak olup,
Esti Samsun'dan Yurdum üzerine.
Zulmün kahredici Güneşi olup,
Dogdu Emperyalist güçlerin üzerine.

Savunmasız Yurdum işgal selinde,
Esaret ölümdür gönül telinde,
Kefen teninde,Şehitlik dilinde,
Toplandı Milletim Ata'nın emrinde.

Ondokuz Mayıs Gençlik Bayramı,
Gençler Sporla kutlar Bayramı,
Atatürk'ün gençlige büyük armaganı,
19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı.

Zulmün sonu,Özgürlügün başı,
Cumhuriyet yolunun ilk yapı taşı,
Türk'ün kurtuluş umudunun gözyaşı,
Ezilmişliğe başkaldırının sembolü bugün.

İshak Özlü

 

19 Mayıs Gençlik Ve Spor Bayramı

19 Mayıs gençlik ve spor bayramı
Spor yapsın gençler demiş Atatürk
İstemem evde boş durup da yatanı
Spor yapsın gençler demiş Atatürk

Sporcu dediğin centilmen olmalı
Zeki çevik ve atılgan olmalı
Güzel ahlaklı ve mütevazı olmalı
Spor yapsın gençler demiş Atatürk

Sigara içkiyi içmeyin demiş
Sporu gençlere tavsiye etmiş
Bu bayramı gençlere hediye etmiş
Spor yapsın gençler demiş Atatürk

Sağlam vücutta sağlam kafa istemiş
Cumhuriyeti gençlere emanet etmiş
Sporun faydasını yıllar önce söylemiş
Spor yapsın gençler demiş Atatürk

Spor kardeşliktir yarış bahane
Hem kültürdür hem örf hem de anane
Spor yapmayan ya delidir yada divane
Spor yapsın gençler demiş Atatürk
Güner Kaymak
 

Atatürk'ten Son Mektup

Siz beni halâ anlayamadınız .
Ve anlamayacaksınız çağlarca da...
Hep tutturmuş 'Yıl 1919, Mayıs'ın 19'u' diyorsunuz.
Ve eskimiş sözlerle beni övüyor, övüyorsunuz .
Mustafa Kemâl'i anlamak bu değil,
Mustafa Kemâl ülküsü, sadece söz değil.

Bırakın o altın yaprağı artık,
bırakın rahat etsin anılarda şehitler.
Siz bana, neler yaptınız ondan haber verin.
Hakkından gelebildiniz mi yokluğun, sefaletin ?
Mustafa Kemâl'i anlamak yerinde saymak değil.
Mustafa Kemâl'in ülküsü, sadece söz değil.

Bana, muştular getirin bir daha,
uygar uluslara eşit yeni buluşlardan..
Kuru söz değil, iş istiyorum sizden anladınız mı ?
Uzaya Türk adını Atatürk kapsülüyle yazdınız mı ?
Mustafa Kemâl'i anlamak avunmak değil,
Mustafa Kemâl ülküsü, sadece söz değil.

Halâ, o, acıklı ağıtlar dudaklarınızda,
halâ oturmuş, 10 Kasımlarda bana ağlıyorsunuz .
Uyanın artık diyorum, uyanın, uyanın !
Uluslar, feşine çıkıyor, uzak dünyaların..
Mustafa Kemâl'i anlamak göz boyamak değil,
Mustafa Kemâl ülküsü, sadece söz değil..


Beni seviyorsanız eğer ve anlıyorsanız ;
Laboratuarlarda sabahlayın, kahvelerde değil.
Bilim ağartsın saçlarınızı.. Kitaplar..

Ancak, böyle aydınlanır o sonsuz karanlıklar...
Mustafa Kemâl'i anlamak ağlamak değil,
Mustafa Kemâl ülküsü, sadece söz değil.

Demokrasiyi getirmiştim size, özgürlüğü..
Görüyorum ki, halâ aynı yerdesiniz, hiç ilerlememiş,
birbirinize düşmüşsünüz, halka eğilmek dururken.
Hani köylerde ışık, hani bolluk, hani kaygısız gülen ?
Mustafa Kemâl'i anlamak itişmek değil,
Mustafa Kemâl ülküsü, sadece söz değil.

Arayı kapatmanızı istiyorum uygar uluslarla.
Bilime, sanata varılmaz rezil dalkavuklarla.
Bu vatan, bu canım vatan, sizden çalışmak ister,
paydos övünmeye, paydos avunmaya, yeter, yeter !
Mustafa Kemâl'i anlamak aldatmak değil,
Mustafa Kemâl ülküsü, sadece söz değil...

Halim Yağcıoğlu



04/10/2007 4:36 pm
çocuk hakları
Çocuk Hakları / Çocuk Hakları Sözleşmesi


20 Kasım "Dünya Çocuk Hakları Günü". Dünya üzerinde birçok çocuk ya savaş ortasında ya da açlık sınırında yaşamını sürdürüyor. Bu koşulları ortadan kaldırmak ve onlara daha iyi bir yaşam sağlamak amacıyla hazırlanan Çocuk Hakları Sözleşmesi, 191 ülke tarafından kabul edilmiştir. Türkiye'nin de 1990 yılında imzaladığı bu sözleşme toplam 54 maddeden oluşmaktadır.
Taraf ülkeler bu sözleşmeyi hazırlarken çocuğun kişiliğinin tam ve uyumlu olarak gelişebilmesi için mutluluk, sevgi ve anlayış havasının içindeki bir aile ortamında yetişmesinin gerekliliğini kabul etmişlerdir. Ayrıca çocuğun toplumda bireysel bir yaşantı sürdürebilmesi için her yönüyle hazırlanmasının ve özellikle barış, değerbilirlik, hoşgörü, özgürlük, eşitlik ve dayanışma ruhuyla yetiştirilmesinin gerekliliğini savunmuşlardır.
İşte bu maddelerden bazıları;
Madde 1
Bu Sözleşme uyarınca çocuğa uygulanabilecek olan kanuna göre daha erken yaşta reşit olma durumu hariç, onsekiz yaşına kadar her insan çocuk sayılır.
Madde 2
1.Taraf Devletler, bu Sözleşmede yazılı olan hakları kendi yetkileri altında bulunan her çocuğa, kendilerinin, ana babalarının veya yasal vasilerinin sahip oldukları, ırk, renk, cinsiyet, dil, siyasal ya da başka düşünceler, ulusal, etnik ve sosyal köken, mülkiyet, sakatlık, doğuş ve diğer statüler nedeniyle hiçbir ayrım gözetmeksizin tanır ve taahhüt ederler.
 
Madde 3
1.Kamusal ya da özel sosyal yardım kuruluşları, mahkemeler, idari makalar veya yasama organları tarafından yapılan ve çocukları ilgilendiren bütün faaliyetlerde, çocuğun yararı temel düşüncedir.
 
Madde 5
 1.Taraf Devletler, bu Sözleşmenin çocuğa tanıdığı haklar doğrultusunda çocuğun yeteneklerinin geliştirilmesi ile uyumlu olarak, çocuğa yol gösterme ve onu yönlendirme konusunda ana-babanın, yerel gelenekler öngörüyorsa uzak aile veya topluluk üyelerinin, yasal vasilerinin veya çocuktan hukuken sorumlu öteki kişilerin sorumluluklarına, haklarına ve ödevlerine saygı gösterirler.
Madde 6
1.Taraf Devletler, her çocuğun temel yaşama hakkına sahip olduğunu kabul ederler.
2.Taraf Devletler, çocuğun hayatta kalması ve gelişmesi için mümkün olan azami çabayı gösterirler.
Madde 11
1.Taraf Devletler, çocukların yasadışı yollarla ülke dışına çıkarılıp geri döndürülmemesi halleriyle mücadele için önlemler alırlar.
Madde 12
1.Taraf Devletler, görüşlerini oluşturma yeteneğine sahip çocuğun kendini ilgilendiren her konuda görüşlerini serbestçe ifade etme hakkını bu görüşlere çocuğun yaşı ve olgunluk derecesine uygun olarak, gereken özen gösterilmek suretiyle tanırlar.
Madde 13
1.Çocuk, düşüncesini özgürce açıklama hakkına sahiptir; bu hak, ülke sınırlarına bağlı olmaksızın; yazılı, sözlü, basılı, sanatsal biçimde veya çocuğun seçeceği başka bir araçla her türlü haber ve düşüncelerin araştırılması, elde edilmesi ve verilmesi özgürlüğünü içerir.
Madde 14
1. Taraf Devletler, çocuğun düşünce, vicdan ve din özgürlükleri hakkına saygı gösterirler.
Madde 15
1. Taraf Devletler, çocuğun dernek kurma ve barış içinde toplanma özgürlüklerine ilişkin haklarını kabul ederler.
 
Madde 16
1.Hiçbir çocuğun özel yaşantısına, aile, konut ve iletişimine keyfi ya da haksız bir biçimde müdahale yapılamayacağı gibi, onur ve itibarına da haksız olarak saldırılamaz.

Madde 20
 
1.Geçici ve sürekli olarak aile çevresinden yoksun kalan veya kendi yararına olarak bu ortamda bırakılması kabul edilmeyen her çocuk, Devletten özel koruma ve yardım görme hakkına sahip olacaktır.
Madde 23
1.Taraf Devletler zihinsel ya da bedensel özürlü çocukların saygınlıklarını güvence altına alan, özgüvenlerini geliştiren ve toplumsal yaşama etkin biçimde katılmalarını kolaylaştıran şartlar altında eksiksiz bir yaşama sahip olmalarını kabul ederler.
Madde 24
1.Taraf Devletler, çocuğun olabilecek en iyi sağlık düzeyine kavuşma, tıbbi bakım ve rehabilitasyon hizmetlerini veren kuruluşlardan yararlanma hakkını tanırlar. Taraf Devletler, hiçbir çocuğun bu tür tıbbi bakım hizmetlerinden yararlanma hakkından yoksun bırakılmamasını güvence altına almak için çaba gösterirler.
Madde 27
1.Taraf Devletler, her çocuğun bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlâksal ve toplumsal gelişmesini sağlayacak yeterli bir hayat seviyesine hakkı olduğunu kabul ederler.
Madde 28
1.Taraf Devletler, çocuğun eğitim hakkını kabul ederler.
 
Madde 31
1.Taraf Devletler çocuğun dinlenme, boş zaman değerlendirme, oynama ve yaşına uygun eğlence (etkinliklerinde) bulunma ve kültürel ve sanatsal yaşama serbestçe katılma hakkını tanırlar.
Madde 33
1.Taraf Devletler, çocuğun, ekonomik sömürüye ve her türlü tehlikeli işte ya da eğitimine zarar verecek ya da sağlığı veya bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlâksal ya da toplumsal gelişmesi için zararlı olabilecek nitelikte çalıştırılmasına karşı korunma hakkını kabul ederler.
Madde 34
Taraf Devletler, çocuğu, her türlü cinsel sömürüye ve cinsel suistimale karşı koruma güvencesi verirler.

 


04/11/2007 2:57 pm
10 Kasım Atatürk'ü Anma Programı
10 Kasım Atatürk'ü Anma

10 Kasım Atatürk'ü Anma Törenleri Çerçevesinde Çelenk Sunma Programı :

Sayın Kaymakamım,Değerli Konuklar.

-Muzaffer Başkomutan olarak İzmir'e girdiği gün, önüne serilen düşman bayrağını, "Bayrak bir milletin bağımsızlık alâmetidir; düşmanın da olsa saygı göstermek gerekir!" diyerek, onu yerden kaldırtan,
-Çanakkale'de kendisine karşı savaşırken bir kolunu kaybeden ünlü Fransız Generali Gouraud'ya, yıllar sonra Ankara'da karşılaştıkları zaman -Generalin boş kolunu. işaret ederek- : "Türk topraklarında yatan şerefli kolunuz, memleketlerimiz arasında son derece kıymetli bir bağdır!"diyen ,
- Çanakkale şehitleri törenine konuşma yapmak üzere giden bir Bakanına, harpte ölen diğer millet askerleri için de: "Bu memleketin toprakları üzerinde kanlarını döken kahramanlar! Burada bir dost vatanın toprağındasınız. Huzur içinde uyuyunuz!" diye not yazdıran,
Bütün insanlığın asırlar boyu övdüğü ve övündüğü meziyetleri üstün kişiliğinde toplayan, Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk'ün 67. ölüm yıldönümünü anma Programı münasebetiyle düzenlenen Atatürk anıtına çelenk sunmak üzere toplanmış bulunuyoruz.

Sayın Kaymakamım,Atatürk Anıtı'na Çelenk Sunma Programını Arz Ediyorum.

-Atatürk Anıtı'na Çelenklerin Sunulması.
-İstiklal Marşı.
-Saygı Duruşu.

Kaymakamlık Makamı çelengi.Arz ederim.
Garnizon Komutanlığı çelengi.
Belediye Başkanlığı çelengi.
Adalet ve Kalkınma Partisi çelengi.
Cumhuriyet Halk Partisi çelengi.
Anavatan Partisi çelengi
Doğru Yol Partisi çelengi.
Milliyetçi Hareket Partisi çelengi.
Demokratik Sol Parti çelengi.
S.P çelengi.
Kuva-yı Milliye çelengi.

Dünyanın az yetiştirdiği devlet adamı ve kahramanlardan biri olan Mustafa Kemal ATATÜRK "insanlık ülküsünün açık ve seçkin önderi ve Türk ulusunun uygarlık güneşi" olarak yaşadı ve yaşayacaktır.....

Sayın Kaymakamım,değerli konuklar.

Sizleri,Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk ve aziz şehitlerimizin manevi huzurunda 2 dakikalık saygı duruşuna davet ediyorum. Dikkat.
Sizleri,İ................... Okulu Müzik Öğretmeni ........................... yönetiminde milli bağımsızlığımızın sembolü olan İstiklal Marşımızı söylemeye davet ediyorum.
-Conkbayırı'nda kalbini hedef alan bir kurşun, cebindeki saate çarpıp geri döndüğünden mutlak bir ölümden kurtuldu. Bu muharebeler esnasında gösterdiği kahramanlık, azim ve yüksek kumanda kudreti, kendisine memleket içinde ve dışında büyük ün sağladı. Artık O, "Anafartalar Kahramanı" olarak anılıyordu. Aylarca süren çıkarma ve savaşlar sonucu ilerleme kaydedemeyen İngilizler; nihayet 1915 yılı Aralık sonunda müttefikleriyle beraber Çanakkale'den çekildiler. Düşmanların Çanakkale Boğazı'nı geçememesi, İstanbul'un işgalini önlemiş; İngilizlerin, Marmara ve Karadeniz üzerinden müttefikleri Rusya ile bağlantı kurma hayallerini söndürmüştü. Bütün bu olaylar, bir anlamda, I. Dünya Savaşı'nın akışını da etkiliyor, dünya tarihinin yönünü değiştiriyordu. Bu savaşlarda İngilizler insan, araç ve gereç yönünden Türklerden şüphesiz ki çok fazla idi; ancak onların unuttukları nokta, Türk askerinin tarihsel kahramanlığı ve bu kahramanlığı yönlendiren Mustafa Kemal faktörü idi.


Atatürk Anıtı'na Çelenk Sunma Programı Sona Ermiştir.  Arz Ederim.

 

10 Kasım Atatürk'ü Anma Programı Sunumu:
Sayın Kaymakamım, Değerli Konuklar.

Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün 67.ölüm yıldönümünü anmak amacı ile toplanmış bulunuyoruz.

Sayın Kaymakamım,Atatürk'ü Anma Programını Arz Ediyorum.

1-Saygı duruşu ve İstiklal Marşı
2-Günün anlam ve önemini belirten konuşma
3-Atatürk'ün hayatının slayt gösterimi ile anlatılması
4-Atatürk ilke ve inkılaplarının anlatılması
5-Atatürk'ün askeri kişiliğinin anlatılması
6-Atatürk'ün Gençliğe Hitabesi
7-Gençliğin Ata'ya Cevabı
8-Şiirler

Sayın Kaymakamım, Değerli Konuklar.

Sizleri Ulu Önder Atatürk ve Aziz Şehitlerimizin Manevi Huzurunda 1 Dakikalık Saygı Duruşuna ve Akabinde İstiklal Maşımızı Söylemeye Davet Ediyorum.

"Atatürk, Millî Mücadelede millî birliği temin eden eşsiz bir lider, muharebe meydanlarında efsanevî bir kumandan, devlet kuran büyük siyaset adamı, milletin çehresini değiştiren kudretli bir inkılâpçıdır. Bu vasıflarıyla, insanlık tarihinin tanıdığı en büyük adamlardan biri olduğunda şüphe yoktur. Kahramanlık ve yüksek insanlık meziyetlerini en yüksek seviyede taşıdığında dünya tarihçileri ve fikir adamları tereddütsüz birleşmektedir."

Günün anlam ve önemini belirten konuşmasını yapmak üzere Toprakkale Lisesi Tarih öğretmeni Hamza KILIÇ'ı davet ediyorum.

Dağ başını efkâr almış
Gümüş dere durmaz ağlar
Gözyaşından kana kesmiş gözlerim
Ben ağlarım çayır ağlar çimen ağlar
Ağlar ağlar cihan ağlar
Mızıkalar iniler ırlam ırlam dövülür
Altmış üç ilimiz altmış üç yetim
Yıllar gelir geçer kuşlar gelir geçer
Her geçen seni bizden parça parça götürür
Mustafa'm Mustafa Kemal'im.

Atatürk'ün hayatını slayt gösterisi eşliğinde anlatmak üzere ....................................Lisesi ............................öğretmeni.......................................... davet ediyorum.


"Atatürk, milletin tarihî seyrini değiştirebilecek üstün meziyetleri sayesinde, memleketi askerî ve siyasî zaferlerle uçurumun kenarından kurtarmıştır. Dünya tarihinde, her türlü imkânsızlığa rağmen inandığı fikri tatbik sahasına dökmüş. "Ya istiklâl, ya ölüm!" parolası ile bir Millî Mücadele kazanmış, arkasından yepyeni hüviyette bir çağdaş millet ve devlet yaratmış adam azdır. İçinde bulunduğu şartları değerlendirmede, engelleri ortadan kaldırmada gösterdiği büyük başarı Atatürk'ün ayrı bir özelliğini teşkil etmektedir.
Diyebiliriz ki Atatürk, Türk toplumunda sadece çağdaşlaşma gereğini gördüğü için değil, bu çağdaşlaşmayı en kısa zamanda gerçekleştirecek yolu gösterdiği için ve nihayet çağdaşlaşmaya engel olan etkenleri cesaretle bertaraf ettiği için büyüktür. Esasen "Modern Türkiye'nin Kurucusu" sıfatını da işte bu büyüklüğünden almaktadır."

........................................... Okulu öğrencilerinden............................... "Kasımda Ağlayan Çiçekler" adlı şiirini okumak üzere davet ediyorum.

Ankara'nın taşına bak
Tut ki baktım uzar gider efkârım
Çayır ağlar çimen ağlar ben ağlarım
Gözlerimin yaşına bak
Ankara Kalesi'nde Rasattepe'de
Bir akça şahan gezer dolanır
Yaşın yaşın mezarını aranır
Şu dünyanın işine bak
Mustafa'm Mustafa Kemal'im.

Atatürk İlke ve İnkılaplarını anlatmak üzere .................................................. davet ediyorum.

Beni görmek demek mutlaka yüzümü görmek demek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu yeterlidir.
Mustafa Kemal ATATÜRK.


"Atatürk" adlı şiirini okumak üzere .......................................................... davet ediyorum.

Diz dövdüm
Gözlerim şavkı aktı Sakarya'nın suyuna
Sakarya'nın suları nâmın söyleşir
Hemşerim Sakarya öksüz Sakarya
Ankara'dan uçan kuşlar
Kemal'im der günler günü çağrışır
Kahrolur bulutlara karışır
Gök bulut yaşmak bulut
Uca dağlar dev boyunlu morca dağlar
Divan durmuş bekleşir
Mustafa'm Mustafa Kemal'im.

Atatürk'ün askeri kişiliğini anlatmak üzere ................................davet ediyorum.


Adın titretir cihanı
Şanın yüceltir vatanı
Çanakkale de yatan şehidim
Dalga dalga al bayrağım
Şerife bacımın kağnısındaki mermim
Çakmak bakışlı komutan Mustafa Kemalim.

"Bayraklaşan Atatürk" Adlı şiirini okumak üzere .............................................................davet ediyorum.

"Büyük Nutku'n sonlarında, Türk gençliğine hitaben çizdiği tablo, aslında, kendisi mücadeleye atıldığı zaman, memleketin içinde bulunduğu tablodur. Atatürk, en güç şartlar altında bile, her şeyin bitti zannedildiği bir zamanda bile, Türk milletine güven hissinin kaybolmaması gerektiği gerçeğini, eseriyle ispatlamış bir millî kahramandır; onun için sembol olmuştur, onun için bayrak olmuştur."

Atatürk'ün Gençliğe Hitabesi'ni okumak üzere .............................................................davet ediyorum.

General Mac Arthur'un şu sözü ATATÜRK'ü çok güzel anlatmaktadır. "Askerlik dehasıyla insanlık ülküsünü ATATÜRK kadar benliğinde birleştirmiş bir adam tanımıyorum."

ATATÜRK belki bir bilim adamı değildi, ancak; gerek asker olarak, gerekse idareci olarak her konuya bilimsel bir yaklaşımla eğildiği inkâr edilmeyecek bir gerçektir. ATATÜRK'ün bütün zaferlerinde, O’nun yararlandığı en etkili silâhlardan birincisi zekâsı ve dehâsı, ikincisi de bilimsel yöntemi kullanmaktaki ustalığı ve bilime olan saygısıdır. Bu kadar güçlü bir devlet adamının kurduğu köklü ve Türk'e özgü devlet, her gün daha uygar, daha mutlu olarak yaşayacaktır.

Gençliğin Ata'ya Cevabını ...................................... yönetiminde gençlik adına bir grup öğrenci okuyacaktır. Kendilerini davet ediyorum.

Dünyanın az yetiştirdiği devlet adamı ve kahramanlardan biri olan Mustafa Kemal ATATÜRK "insanlık ülküsünün açık ve seçkin önderi ve Türk ulusunun uygarlık güneşi" olarak yaşadı ve yaşayacaktır.....

"Bütün ömrünü hizmetine verdiğin Türk Milleti ile beraber, senin huzurunda tazim ile eğiliyoruz."Vatan Sana Minnettardır..."

10 Kasım Atatürk'ü Anma Programı Sona Ermiştir. Arz Ederim.

Atatürk'ten Vecizeler:
Ne mutlu "Türküm" diyene.

Geldikleri gibi giderler.

Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır, ancak Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır.

Bu millete çok şey öğretebildim ama onlara uşak olmayı bir türlü öğretemedim.

Yurtta sulh, cihanda sulh.

Sizlere saldırmanızı değil, ölmenizi emrediyorum.
Memleketin efendisi hakiki müstahsil olan köylüdür.

Doğruyu söylemekten korkmayınız.

Beni görmek demek mutlaka yüzümü görmek demek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu yeterlidir.

Türkiye Cumhuriyeti mutlu, zengin ve muzaffer olacaktır.

Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur.

Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz! İleri !...

Büyük hedefimiz, milletimizi en yüksek medeniyet seviyesine ve refaha ulaştırmaktır.

Türkiye Cumhuriyetinin temeli kültürdür.

Süngülerle, silahlarla ve kanla kazandığımız askeri zaferlerden sonra, kültür, bilim, fen ve ekonomi alanlarında da zaferler kazanmaya devam edeceğiz.

Zafer, "Zafer benimdir" diyebilenindir. Başarı ise, "Başaracağım" diye başlayarak sonunda "Başardım" diyebilenindir.

Egemenlik verilmez, alınır.

Egemenlik, kayıtsız şartsız ulusundur.

Milleti kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir.

Öğretmenler: Yeni nesiller sizlerin eseri olacaktır.

Hayatta en hakiki mürşit ilimdir.

Türk Milleti bağımsız yaşamış ve bağımsızlığı varolmalarının yegane koşulu olarak kabul etmiş cesur insanların torunlarıdır.

Bu millet hiçbir zaman hür olmadan yaşamamıştır, yaşayamaz ve yaşamayacaktır.

Biz Türkler tarih boyunca hürriyet ve istiklale timsal olmuş bir milletiz.

Milletimiz davranışlarında ve gayretlerinde sarsılmaz bir bütünlük gösterdiği için başarılı olmuştur.
 

Dünya Liderlerine Göre Atatürk:

Bir ulusun hayatında bu kadar az sürede bu denli kökten değişiklik pek seyrek gerçekleşir. Bu olağanüstü işleri yapanlar, hiç kuşkusuz kelimenin tam anlamıyla büyük adam niteliğine hak kazanmışlardır.

Eleftherios Venizelos/Yunanistan Başbakanı




Beyaz Ev'deki görevim tamamlanınca ilk yapmak istediğim şey, zamanımızın bu en dikkate edeğer şahsiyetini ülkesinde ziyaret etmekti. Kader buna müsaade etmedi. Mustafa Kemal Atatürk öldü. Ama hissediyor, görüyor, inanıyorum ki, ayrıcalıklı kişiliği ile ülkesinde ve dünya da uzun zaman yaşayacaktır. Çünkü bu çapta insanlar dünyaya sık gelmezler.

Franklin Delano Roosevelt/ABD Başkan




Atatürk Yüzyılın Reformcusu Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk "yüzyılın en büyük reformcularından biridir".

G. Scröder/Almanya Başbakanı




Mustafa Kemal sosyalist değildir. Fakat görülüyor ki iyi bir örgütçü, yüksek anlayışlı, ilerici, iyi düşünceli, akıllı bir önderdir. O, soygunculara karşı bir Kurtuluş Savaşı yapıyor. Emperyalistlerin gururunu kıracağına ve sultanı da yâreni ile birlikte alt edeceğine inanıyorum.

V. İliç Lenin/Rus İhtilali Lideri

 

Atatürk Kurtuluş Savaşı'nda (Şiir):
Bir gemi yanaştı Samsun'a sabaha karşı
Selam durdu kayığı, çaparası, takası,
Selam durdu tayfası.
Bir duman tüterdi bu geminin bacasından bir duman
Duman değildi bu
Memleketin uçup giden kaygılarıydı.
Samsun limanına bu gemiden atılan
Demir değil
Sarılan anayurda
Kemâl Paşa'nın kollarıydı.
Selam vererek Anadolu çocuklarına
Çıkarken yüce komutan
Karadeniz'in hâlini görmeliydi.
Kalkıp ayağa ardısıra baktı dalgalar
Kalktı takalar,
İzin verseydi Kemâl Paşa
Ardından gürleyip giderlerdi
Erzurum'a kadar.



Cahit KÜLEBİ

 

Atatürk'ten Son Mektup (Şiir):

Siz beni hala anlayamadınız
Ve anlamayacaksınız çağlarca da
Hep tutturmuş "Yıl 1919 Mayısın 19'u" diyorsunuz
Ve eskimiş sözlerle beni övüyor, övüyorsunuz
Mustafa Kemal'i anlamak bu değil.
Mustafa Kemal ülküsü sadece söz değil
Bırakın o altın yaprağı artık
Bırakın rahat etsin anılarda şehitler
Siz bana neler yaptınız ondan haber verin
Hakkndan gelebildiniz mi yokluğun, sefaletin?
Mustafa Kemal'i anlamak yerinde saymak değil
Mustafa Kemal ülküsü sadece söz değil.
Bana muştular getirin bir daha
Uygar uluslara eşit yeni buluşlardan
Kuru söz değil iş istiyorum sizden anladınız mı?
Uzaya Türk adını Atatürk kapsülleriyle yazdınız mı?
Mustafa Kemal'i anlamak avunma değil
Mustafa Kemal ülküsü sadece söz değil.
Hala o acıklı ağıtlar dudaklarınızda
Hala oturmuş bana On Kasımlarda ağlıyorsunuz
Uyanın artık diyorum, uyanın, uyanın!
Uluslar fethine çıkıyor uzak dünyaların
Mustafa Kemal'i anlamak göz boyamak değil!
Mustafa Kemal ülküsü sadece söz değil
Beni seviyorsanız eğer ve anlıyorsanız
Laboratuarlarda sabahlayan, kahvelerde değil
Bilim ağartsın saçlarınızı, kitaplar
Ancak böyle aydınlanır o sonsuz karanlıklar
Mustafa Kemal'i anlamak ağlamak değil
Mustafa Kemal ülküsü sadece söz değil

Demokrasiyi getirmişim size özgürlüğü
Görüyorum ki hala ayni yerdesiniz hiç ilerlememiş
Birbirinize düşmüşsünüz halka eğilmek dururken
Hani köylerde ışık, hani bolluk, hani kaygısız gülen?
Mustafa Kemal'i anlamak itişmek değil
Mustafa Kemal ülküsü sadece söz değil.
Arayı kapatmanızı istiyorum uygar uluslarla
Bilime, sanata varılmaz rezil dalkavuklarla
Bu vatan, bu canım vatan sizden çalışmak ister
Paydos övünmeye, paydos avunmaya, yeter yeter
Mustafa Kemal'i anlamak aldatmak değil
Mustafa Kemal ülküsü sadece söz değil.

Halim Yağcıoğlu



04/11/2007 3:01 pm
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı
2003-2004 ÖĞRETİM YILI MUŞALİKALESİ İLKÖĞRETİM OKULU 23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMI KUTLAMA PROGRAMI

 

 

            Saygıdeğer misafirler, değerli öğretmenlerim ve sevgili öğrenci arkadaşlarım,

           

Bugün 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı. Hepiniz bayramımıza hoş geldiniz. Muşalikalesi İlköğretim Okulu olarak biz de bir program hazırladık.Şimdi hazırlamış olduğumuz programı takdim ediyorum.

 

            1.Saygı duruşu ve İstiklâl Marşı.

            2.Okul müdürümüzün günün anlam ve önemini belirten konuşmaları.

            3.Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışı.

            4.Atatürk’ün hayatı.

            5.Şiirler.

            6.Yarışmalar.

            7.Korodan şarkılar.

            8.Rontlar.

 

            Şimdi, sizleri, ulu önder Mustafa Kemâl ATATÜRK ve bu vatanın kurtuluşunda ve korunmasında canlarını fedâ eden şehitlerimiz ile bugün hayatta olmayan Türk büyüklerinin manevî huzurunda 1 dakikalık saygı duruşu ve akabinde okunacak İstiklâl Marşı’nın okunmasına davet ediyorum.

 

            1.DİKKAT! ( Bir dakikalık saygı duruşu)

            2.İstiklâl Marşı.

            3.Şimdi günün anlam ve önemini belirten konuşmalarını yapmak üzere okul müdürümüz sayın Mustafa Kemâl Eroğlu’nu davet ediyorum.

            4.Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.”

            5.Tuğçe OKAN’dan “23 Nisan”  isimli şiiri dinliyoruz.

6.1.sınıf öğrencilerinin katıldığı balon patlatma yarışmasını seyrediyoruz.

7.“Ulusal egemenlik ulusun namusudur, şerefidir, onurudur.”            

8.Şimdi 6/A sınıfı öğrencilerinden Zeynep AKTAŞ’tan “Atatürk’ün Hayatı”nı dinliyoruz.

9. 2-3/A sınıfı öğrencilerinden “Sandalye Kapma” yarışmasını seyrediyoruz.”

10.“Göbek Gösterisi”  için arkadaşlarımızı davet ediyoruz.

            11.Mahmut GÜNDÜZ’den  “Güzel Yurdum” isimli şiiri dinliyoruz.

            12.Yakup AKGÜN’den “23 Nisan Türküsü” isimli şiiri dinliyoruz. 

            13.İlknur BABACAN’dan Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin Açılışı”nı dinliyoruz.

14.Şimdi “Elma YemeYarışması”nı seyrediyoruz.

15.Sırada “Günün Menüsü” var.Arkadaşlarımızı davet ediyoruz.

16.“Benim naçiz vücudum elbet toprak olacaktırfakat;Türkiye Cumhuriyeti ebediyen payidar kalacaktır.”

            17.Salih KOCAASLAN’dan “Destan”isimli şiiri dinliyoruz.

            18.Filiz DOĞRU’dan “Egemenliğin Tadı” isimli şiiri dinliyoruz.

            19.Yoğurt içinde erik bulma yarışması başlamak üzere; yarışmacıları sahneye davet ediyoruz.

            20.Şimdi 2-3/A sınıfı öğrencilerinden “Tavşan” isimli oyunu seyrediyoruz.

            21.Sıdıka SEZGİN’den “Atatürk” isimli şiiri dinliyoruz.

22.1.sınıf öğrencilerinden şiirlerini dinliyoruz.

22.“Yumurta Taşıma” yarışmasını seyrediyoruz.

23.Sırada “Cabbar Ağa” isimli oyun var. Arkadaşlarımızı oyunlarını oynamaları için davet ediyoruz.

24.“Türkiye Cumhuriyetimutlu,muzaffer ve başarıl olacaktır.”

25.Fadime GÜNAY’dan “23 Nisan” isimli şiiri dinliyoruz.

26.Şimdi de “Köyün Yeni Gelinleri” isimli oyunu seyrediyoruzu.

27.Sırada kız öğrenci arkadaşlarımızın hazırlamış olduğu gösteri var. Arkadaşlarımızı sahneye davet ediyoruz.

28.“Çuval” yarışması için yarışmacıları sahneye davet ediyoruz.

29.Emine TEMİZKAN’dan “Bayrağım” isimli şiiri dinliyoruz.

30.Okul korosunu sahneye davet ediyoruz.

31.“Sınır Taşı” adlı oyunu oynamak üzere arkadaşlarımızı sahneye davet ediyoruz.

32.Adem OKUR’dan “Bayrak” isimli şiiri dinliyoruz.

33.Şimdi “Pop Star” yarışması başlayacak. Arkadaşlarımızı davet ediyoruz.

34.“Halat Çekme” yarışmacılarını meydana davet ediyoruz.

35.Murat TEMİZKAN’dan “Yurdum” isimli şiiri dinliyoruz.

36.Okulumuzun halay ekibi sahnede. İstekliler halaya katılabilir.

 

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı için hazırlamış olduğumuz program burada sona ermektedir. Katıldığınız için teşekkür ederiz.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 İNCELENDİ              İNCELENDİ          UYGUNDUR

ErolUMURBEK               SalimYAMAN     M.Kemâl EROĞLU

 Türkçe öğretmeni         Sosyal Bil. Öğretmeni       Okul müdürü v. 

           

                                                                                                    


16/04/2008 4:16 pm
23 nisan kutlama programı
2007- 2008 ÖĞRETİM YILI YAZLA İLKÖĞRETİM OKULU 23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMI KUTLAMA PROGRAMI

 

 

            Saygıdeğer misafirler, değerli öğretmenlerim ve sevgili öğrenci arkadaşlarım,

           

Bugün 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı. Hepiniz bayramımıza hoş geldiniz. Yazla İlköğretim Okulu olarak biz de bir program hazırladık. Şimdi hazırlamış olduğumuz programı takdim ediyorum.

 

            1.Saygı duruşu ve İstiklâl Marşı.

            2.Okul müdürümüzün günün anlam ve önemini belirten konuşmaları.

            3.Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışı.

            4.Gençliğe Hitabe

            5.Şiirler.

            6.Yarışmalar.

            7.Korodan şarkılar.

            8.Oyunlar ve halk oyunları gösterileri

 

            Şimdi, sizleri, ulu önder Mustafa Kemal ATATÜRK ve bu vatanın kurtuluşunda ve korunmasında canlarını feda eden şehitlerimiz ile bugün hayatta olmayan Türk büyüklerinin manevî huzurunda 1 dakikalık saygı duruşu ve akabinde okunacak İstiklâl Marşı’nın okunmasına davet ediyorum.

 

            1.DİKKAT! ( Bir dakikalık saygı duruşu)

            2.İstiklâl Marşı.

23 Nisan günü
Meclis kuruldu diye,
Büyük bayram verilmiş
Çocuklara hediye

3.Şimdi günün anlam ve önemini belirten konuşmalarını yapmak üzere okul müdürümüz Sayın Ramazan ABBASOĞLU’NU buraya davet ediyorum.

 “Türk olmak gurur duymaktır
Şanlı bir tarihe sahip olduğun için.
Türk olmak özgür olmaktır
Hürriyeti damarlarında taşıdığın için.
Mutlu olmaktır Türk olduğunu söylemekten
Türk olmak tüyleri diken diken olmaktır
İstiklal Marşı’nı dinlerken.”

 

            4. Şimdi 8/A sınıfından Ayşegül ÜNAL Milli Marşımızı ezberden okuyacak.

5.1/A sınıfı öğrencilerinden Tayyibe Nur POLAT’TAN “23 Nisan”  isimli şiiri okuyacak.

6. 8/A sınıfından Sümeyye YAMAN “TBMM’NİN açılışı” adlı yazıyı okuyacaktır.

 

Bizim için harcanan
Boşa gitmez bu emek,
Çünkü her Türk çocuğu
 23 Nisan demek...

            7.Şimdi ise 2/A sınıfından Ayşe UYKUN “Çocuğum hiç sordun mu?” isimli şiiri okuyacak     

8.Şimdi 7/A sınıfı öğrencilerinden Muhammet DELİGÖZ  “Atatürk’ün Gençliğe Hitabesini” ezberden okuyacak.

9.3/A sınıfı öğrencisi Nazmiye TOPRAK “Çocuk” adlı şiiri okuyacak.

10.Şimdi 1. sınıf öğrencileri Atatürk’ün Hayatını slayt gösterisi halinde sunacaklardır.

            11. 2.sınıftan ……………  ………………. “23 Nisan” adlı şiiri okuyacaktır.

Tarihten eski yaşım,
Harpte eğilmez başım,
Toplar can yoldaşımdır,
Silahlar arkadaşım.

            12.5/A sınıfı öğrencileri “pamuk prenses ve yedi cüceler” isimli oyunu sergileyecekler.

            13.Şimdi 3. sınıf öğrencisi Emre DALYAN “Kanka” şarkısını pleybek yapacak.

14.Şimdi 2. kademe öğrencilerinden “çuval yarışını” izliyoruz.

15. 4. sınıftan Özcan AKINCI “23 Nisan” isimli şiiri okuyacaktır.

Okulumuz süslensin,
Bayrağımız yükselsin.
Kore’deki şehitler,
Bugün bayrama gelsin

16. 2. sınıf öğrencileri “pepe adam” isimli oyunu sergileyeceklerdir.

            17. 3. sınıf öğrencilerinden Hakan AKDAŞ “Dünya Çocuk Bayramı” adlı şiiri okuyacaktır.

            18. Şimdi 4. sınıf öğrencileri “Acil hasta” isimli oyunu sergileyeceklerdir.

            19. 3.sınıf öğrencileri Rabia AVCI, Derya ÇAYIROĞLU ve Salim KARA “Tırmala” isimli şarkıya pleybek yapacaklardır.

            20. Şimdi 2.sınıf öğrencilerinden “Sağır komşu” isimli oyunu izliyoruz.

            21. 5.sınıftan Sibel KÖSE “ Yaşa 23 Nisan” şiirini okuyacak.

22. ….. …. Sınıfı öğrencilerinden “sandalye kapma yarışını” izliyoruz.

22. 4/A sınıfından Fatma AÇIL …………………..........isimli şiiri okuyacak

23. 4. Sınıf öğrencileri Hatice Nur Karabacak ve Ayşe Deniz “Öykü ve Berk” taklidi yapacaklardır.

24. 2. sınıf  öğrencilerinden …………  …………… “Bugün bizim günümüz” isimli şiiri okuyacak.

25. 3. sınıf öğrencilerinden fıkra canlandırmaları izliyoruz.

26. 5. sınıftan Melahat Yaşar “23 Nisan günü” isimli şiiri okuyacaktır.

27.

28. Bisiklet yarışması için yarışmacıları sahneye davet ediyoruz.

29.3. sınıf öğrencilerinden “Yardım müsameresi” isimli oyunu izliyoruz.

30.Şimdi 4. sınıf öğrencilerinden Neziha Ergündüz ve Kevser Cüce “Eylem” adlı şarkıcının taklidini yapacaklardır.

31.Sırada 2.sınıf öğrencilerinin hazırladığı “Keloğlan” oyunu var. Arkadaşlarımızı buraya davet ediyoruz.

32.5. sınıf öğrencilerinden Kibar Gül “Bayramın Türküsü” isimli şiiri okuyacak.

33. 8. sınıf öğrencileri “M. Kemal ve Avrupalı Sefirler” adlı oyunu sergileyecekler.

“ Vur ozan tellere özgürcesine
Milli egemenlik türküsüdür bu
Dinle bak kulak ver Türk’ün sesine
Milli egemenlik ülküsüdür bu”

 

34. 3. sınıf öğrencileri “Araştırmacı öğrenci” adlı oyunu oynayacaklar.

35.Sırada “Ayşe Nine’nin mektubu” var.8. sınıftan ruziye Küçükpolat’ı buraya davet ediyoruz.

36. Şimdi 6. sınıf öğrencileri koro halinde şarkı ve marş söyleyecekler.

37.Okulumuz halk oyunları ekibini  sahneye davet ediyoruz.

 

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı için hazırlamış olduğumuz program burada sona ermektedir. Katıldığınız için teşekkür ederiz.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Salim YAMAN                                   Veysel ATEŞ                          Ramazan ABBASOĞLU

Sosyal Bilgiler Öğretmeni                     Matematik Öğretmeni Okul Müdürü





Dosyalarim
23 nisan


salim yaman
Salim YAMAN
Salim YAMAN

salim yaman
bölgelerin özellikleri
Naat
verimli ders çalışma ilkeleri
sosyal bilgiler 2.dönem 1.yazılı
dünyada ilkler
sosyal 1. dönem 1.yazılı
hazır cevaplar
trafik8yazılı
sosyal7 1.dönem 2.yazılı
çanakkale zaferi kutlama programı
23 nisan
yazılı tarihleri
2. dönem zümre
genç osman
hayvanlar
tbmm
VATANDAŞLIK
vatandaşlık8
vatandaşlık 2.dönem 2.yazılı
vatandaşlık7 2.dönem 2.yazılı
öğrenci konuşması
uygurlar
sosyal bilgiler7 2.dönem 2.yazılı
SÖZCÜK TÜRLERİ BULMACA
6. sınıf türkçe 2.dönem 2.yazılı
YENİ NOT ÇİZELGESİ
BİLGİ YARIŞMASI
YARIŞMA SORULARI
BİLGİ YARIŞMASI
BİLGİ YARIŞMASI
7.sınıfsosyal bilgiler2.dönem2.yzılı
7.sınıf vatandaşlık2.dönem 2.yazılı
6. sınıf 2. dönem 2. yazılı sorusu
7. sınıf 2. dönem 2. yazılı
2007dpysoruları 6.sınıf
2007dpysoruları 7.sınıf
6.sınıfsosyal bilgiler 2.dönem 2.yazılı
sosyal bilgiler
inkılap tarihi 2.dönem 2.yazılı
trafik 2.dönem 2.yazılı
gezi planı
gezi için veli izin dilekçesi
7.sınıf vatandaşlık 2.dönem 2.yazılı
sosyal bilgiler (6) 2.dönem 3.yazılı
sosyal bilgiler 7 2. dönem 3.yazılı
Sosyal Bilgiler Zümresi
VATANDAŞLIK YILLIK PLANI
tiyatro kulübü evrakları
SOSYAL BİLGİLER 6. SINIF YILLIK PLANI
trafik 8 yıllık planı
Kariyer Basamaklarında Yükselme sınavı
tiyatro kulübü
2007 türkiye zeka vakfı soruları
HAMMURABİ KANUNLARI
bilgi edinme kanunu örnek
İNKILAP TARİHİ 1.DÖNEM 1.YAZILI
inkılap tarihi 1.dönem 1.yazılı
vatandaşlık 8 1. dönem 1.yazılı
trafik 8 yazılı
SOSYAL BİLGİLER 6 1. DÖNEM 2. YAZILI
osmanlı ordusu
SOSYAL BİLGİLER 7 1. DÖNEM 2. YAZILI
SPOR KULÜBÜ
inkılap tarihi 1.dönem 2. sınav
7.sınıf sosyal bilgiler 1. dönem 3. yazılı
oks tarih soruları
7. sınıf sosyal bilgiler deneme
vatandaşlık 8 I. dönem II. yazılı
sosyal bilgiler 1. dönem 3. sınav
6. SINIF SOSYAL BİLGİLER 1.DÖNEM 3. YAZILI
yarışma (bilgi) soruları
anayasa notları
vatandaşlık soruları
nasreddin hocayı ne kadar tanıyoruz
hıdrellez şenlikleri
yarışmaya hazırlık
trafik 2d 1.yazılı
7. sınıf sosyal 2.dönme 1.yazılı


FARKINDA OLMALI
[November 30, 2008]

her şeyde bir hayır vardır
[September 13, 2008]

plastik düğünler
[September 13, 2008]

anzaklı ömer
[June 3, 2008]

kanije savunması
[May 27, 2008]

sitemize hoş geldiniz sitemde tarih hakkında bilgilere ve tarih derslerini bulabilirsiniz bazı dosyalar yükledim onlarıda indirebilir ödevlerinize yardımcı olacağını düşündüm fen bilgisi derslerinide sitemize koyduk onun hakkındada dosyalar yükledim ve teknoloji dersi üzerinede bir kaç çalışmam oldu geniş bir şekilde o konudanda bahsettim sosyal bilgiler dalında sizlere salih yaman arkadaşım yardımcı olucak kendisi sosyal bilgiler öğretmenidir kendisi sitemize bir çok katkıları bulunmuştur dosyalar eklemiştir bir çok arkadaşımızın ödevini yapmasında yardımcı olmuştur inşallah sizlerede bu konuda yardımcı olur, sitemize şiirler koyduk 23 nisan şiirleri cumhuriyet şiirleri 10 kasım şiirleri ve bunun bir binlerce şiir sağlık hakkında yazılarımız oldu ödevlerinize yardımcı olacağını düşündük mustafa kemal atatürk hakkında bilgilerle donattık sitemizi onun hakkında şiirler biyografisi vs coğrafya derslerini unutmadık tabiki yurdumuz hakkında geniş bilgilere yer verdik iklimleri matematik ve spor hakkındada ödevler yaptık bunlarıda yükleyebilirsiniz